0332 238 78 270332 238 78 29

İŞE GİRİŞLERDE SAĞLIK GÖZETİMİNDE BİLİNMESİ GEREKENLER

Bilindiği gibi, 6331 sayılı İSG Kanunu’nun "Sağlık gözetimi" başlıklı 15. maddesinin 1.b.1 bendine göre, işverenlerin çalışanların işe girişlerinde sağlık muayenelerinin yapılmasını sağlama yükümlülüğü bulunuyor. 

Öte yandan, bir işyerindeki bir işe giriş yapması öngörülen çalışan adayı, 6331 sayılı İSG Kanunu’nda çalışan olarak sayılmıyor. Çünkü 6331 Sayılı İSG Kanunu Madde 3.1.b'de çalışan tanımı "Kendi özel kanunlarındaki statülerine bakılmaksızın kamu veya özel işyerlerinde istihdam edilen gerçek kişi”olarak yapılıyor. 

Çalışan adayı, henüz işyerinde istihdam edilen kişi olmadığına göre, 6331 sayılı İSG Kanunu’nun 15. maddesinde tanımlı olan "işverenlerin çalışanların işe girişlerinde sağlık muayenelerinin yapılmasını sağlama yükümlülüğünün" çalışan adayları için geçerli olmadığı söylenebilir mi? Maalesef söylenebilir. Öyle değil mi?

6331 sayılı İSG Kanunu’nda çalışan adaylarının işe girişte sağlık muayenelerinin yapılması ile ilgili tek hüküm, Kanunun 15 maddesinin 2. fıkrasında tanımlı olan "Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacaklar, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz.” hükmüdür. 

Bu hükümde, tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışacakların sağlık muayenelerinin maliyetinin işveren tarafından karşılanacağı belirtilmiyor. Eğer o kişiler işyeri çalışanları iseler (örneğin, bir çalışanın işyerinde iş değişikliği nedeni ile tehlikeli veya çok tehlikeli bir işte çalışması gerektiğinde), 6331 sayılı İSG Kanunu Madde 15.4’te belirtilen "Sağlık gözetiminden doğan maliyet ve bu gözetimden kaynaklı her türlü ek maliyet işverence karşılanır, çalışana yansıtılamaz. hükmü gereği sağlık muayenelerinin maliyeti işveren tarafından karşılanmak durumunda. Eğer o kişiler çalışan adayı iseler, sağlık muayenelerinin maliyetini işveren karşılamak durumunda değil. 

Ayrıca 6331 sayılı İSG Kanunu’nun 15 maddesinin 2. fıkrasında tanımlı olan "Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacaklar, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz.” hükmünden, şöyle bir anlam da çıkıyor: "Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer almayan işlerde çalışacaklar, işe girişlerinde sağlık muayenesi yapılmadan işe başlatılabilirler.” Bir başka deyişle, bu gibi işlerde çalışması öngörülen çalışan adayları “çalışan” statüsüne geçtikten sonra sağlık muayeneleri yapılabilir. İşe başladıktan ne kadar süre sonra mı? O kısım Kanun’da açık değil. 

Madem 6331 sayılı İSG Kanunu’nda yalnızca "Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacaklar, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz.” hükmü bulunuyor, bu durumda da tehlikeli işler dışındaki diğer işlerde çalışanlar yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılabiliyor, o zaman diğer işlerde çalışanlar için aynı Kanunun “İşverenin genel yükümlülüğü” başlıklı 4. maddesinin 1.ç bendinde “İşveren çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır” yükümlülüğü nasıl karşılanacak? Bu iki hüküm birbirleri ile çelişmiyor mu? Çelişiyor. Bir çalışan adayını veya iş değişikliği yaptırılan bir çalışanı bir işe başlattıktan sonra, sağlık ve güvenlik yönünden başlatılan işe uygunluklarını değerlendirmek uygun olabilir mi? Bu değerlendirmeyi işe başlatmadan yapmak gerekir. Öyle değil mi?

Kaldı ki, 6331 sayılı İSG Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu, 854 sayılı Deniz İş Kanunu vb. kanunlara bağlı olarak yürürlüğe giren bazı yönetmeliklerde, çalışanların işe başlatılmadan önce sağlık gözetimine tabi tutulmaları şartı bulunuyor. Bu yönetmeliklerin bir kısmı tehlikeli ve çok tehlikeli işler kapsamında yer almayan işlerle ilgili, bir kısmı da özel politika gerektiren grupların sağlık muayeneleri ile ilgili. Bu hususlar da, tehlikeli sınıfta yer almayan işlerde de işe başlatılmadan önce sağlık muayenesi yapılması açısından, 6331 sayılı İSG Kanunu ile ilgili yönetmelikler arasında çelişki doğuruyor. 

Örneğin; 

  • "Biyolojik Etkenlere Maruziyet Risklerinin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik”, Madde 16.1’de; "Biyolojik etkenlerle yapılan çalışmalarda işveren çalışanların, çalışmalara başlamadan önce ve işin devamı süresince düzenli aralıklarla sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar.”hükmü bulunuyor. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işler arasında biyolojik etkenlere maruziyetin sözkonusu olabileceği pek çok iş sıralanmış ama, biyolojik etkenlere maruiyet risklerinin sözkonusu olabileceği hastaneler, araştırma laboratuvarları vb. yerlerde çalışanların yaptıkları işler bunlar arasında bulunmuyor. 6331 sayılı Kanun’a göre, bu işlerde çalışacak kişiler çalışmalara başladıktan sonra işe giriş muayenesi yapılabiliyor. Bu husus 6331 sayılı İSG Kanunu ile sözkonusu yönetmelik arasında bir çelişki değil mi?
  • "Ekranlı Araçlarla Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik” Madde 2.a’da; "Ekranlı araçlarla çalışmalarda operatörlerin gözlerinin korunması için; ekranlı araçlarla çalışmaya başlamadan önce, göz muayeneleri yapılır” hükmü bulunuyor. Keza ekranlı araçlarla çalışmalar da tehlikeli sınıfta yer almayan işler arasında olduğundan, 6331 sayılı Kanun’a göre, bu işlerde çalışacak kişiler ekranlı araçlarla çalışmalara başladıktan sonra göz muayenesi yapılabiliyor. Bu husus 6331 sayılı İSG Kanunu ile sözkonusu yönetmelik arasında bir çelişki değil mi?
  • "Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” Madde 5’te; "Çocuğun ve genç işçinin işe yerleştirilmesinde ve çalışması süresince güvenliği, sağlığı, bedensel, zihinsel, ahlaki ve psikososyal gelişimi, kişisel yatkınlık ve yetenekleri dikkate alınır.” hükmü bulunuyor. Çocuk ve genç işçilerin çalıştırılabilecekleri işleri birebir tehlikeli ve çok tehlikeli işler listesi ile karşılaştırmadım ama genelde tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer almayan işlerde çalıştırılabiliyorlar. Bu husus 6331 sayılı İSG Kanunu ile sözkonusu yönetmelik arasında bir çelişki değil mi?
  • "Gemi Adamlarının İkamet yerleri, Sağlık ve İaşelerine Dair Yönetmelik” Madde 18’de; "İaşe Servisinde çalışacak gemi adamlarının işe girişlerinde veya işin devamı süresince hastalık portörü olup olmadıkları, (portörlük muayenesi) ile 1475 sayılı İş Kanununun 79 uncu maddesinde belirtilen kurum veya kuruluş veyahut doktorlar tarafından verilmiş muayene raporları olmadıkça işe alınmaları veya işte çalıştırılmaları yasaktır.” hükmü bulunuyor. İşin ilginç tarafı, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 79. maddesi 22/5/2003 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış durumda. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesinde ise, yalnızca "25.8.1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hariç diğer maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.” hükmü bulunuyor. Ancak sözkonusu yönetmeliğin bu bölümünde 2003’ten bu yana bir değişiklik yapılmamış. Bu vesile ile bunu da gündeme getirmek istedim. Ayrıca sözkonusu yönetmeliğin kapsamındaki gemi adamlarının yaptıkları işler de tehlikeli ve çok tehlikeli işler sınıfında yer almıyor.
  • "İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği” Madde 8.b’de; "İş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi ile önceden veya sonradan fazla çalışmayı kabul etmiş olsalar bile sağlıklarının elvermediği işyeri hekiminin veya Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı hekiminin, bunların bulunmadığı yerlerde herhangi bir hekimin raporu ile belgelenen işçilere fazla çalışma yaptırılamaz” hükmü bulunuyor. Fazla çalışma yapılması gereken işler, tehlikeli işler olarak tanımlı olan veya olmayan, tüm işleri kapsayabilir. Dolayısı ile sözkonusu kişilerin işe başlamadan önce sağlık muayenelerinin yaptırılması gerekir. Bu husus 6331 sayılı İSG Kanunu ile sözkonusu yönetmelik arasında bir çelişki değil mi?
  • “Kadın Çalışanların Gece Postalarında Çalıştırılma Koşulları Hakkında Yönetmelik” Madde 7.1’de "Kadın çalışanların gece postalarında çalıştırılabilmeleri için, işe başlamadan önce, gece postalarında çalıştırılmalarında sakınca olmadığına ilişkin sağlık raporu işyerinde görevli işyeri hekiminden alınır. hükmü bulunuyor. Kadın işçilerin gece postalarında çalıştırılacakları işler de, tehlikeli işler olarak tanımlı olan veya olmayan, tüm işleri kapsayabilir. Dolayısı ile sözkonusu kişilerin işe başlamadan önce sağlık muayenelerinin yaptırılması gerekir. Bu husus 6331 sayılı İSG Kanunu ile sözkonusu yönetmelik arasında bir çelişki değil mi?
  • vb. vb.

Bu örnekler çoğaltılabilir.

Bu noktada çok önceleri Risk Yönetimi Yahoo Grubumuzda tartıştığımız bir hususu da tekrar hatırlatmak isterim. Tehlikeli ve Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan İşlerde Çalıştırılacakların Mesleki Eğitimlerine Dair Yönetmelik’te tanımlı olan “tehlikeli ve çok tehlikeli işler” hangi kıstaslara göre tanımlanmıştır? Ayrıca bir iş hem tehlikeli, hem de çok tehlikeli olamayacağına göre, bu işlerin hangileri tehlikelidir, hangileri çok tehlikelidir? Bunlar dışında kalan diğer işler hangi açıdan tehlikeli değillerdir? Yıllardır bu hususların açıklığa kavuşmasını bekliyorum. 

Sonuç olarak, işe girişte sağlık gözetimi ile ilgili mevzuatın gözden geçirilerek, yukarıda örnekleri verilen türde çelişkilerin giderilmesine ihtiyaç olduğu bir gerçektir.